Verimlilik Nedir?

Genel bir tanımlama yapılırsa, verimlilik; bir üretim yada hizmet sisteminin ürettiği çıktı ile, bu çıktıyı yaratmak için kullanılan girdi arasındaki ilişkidir.

Bu nedenle verimlilik, çeşitli mal ve hizmetlerin üretimindeki kaynakların –emek, sermaye, arazi, malzeme, enerji, bilgi- etken kullanımıdır diye tanımlanır.
Yüksek verimlilik, aynı miktar kaynakla daha çok üretmek yada aynı girdiyle daha çok çıktı elde etmektir. Bu ilişki, genellikle aşağıdaki gibi ifade edilir.

Çıktı
Verimlilik = ——-
Girdi

Verimliliğin sosyal yönünün önemi her geçen gün artmaktadır. Bazı Amerikan firmalarındaki yöneticiler ve sendikalar arasında yapılan bir araştırma, yöneticilerin (%78) ve sendika liderlerinin (%70) büyük çoğunluğunun yalnızca nicel değerlendirmeye dayanan bir verimlilik tanımı kullanmadıklarını ortaya koymuştur.

Bunlar işletmelerinde daha geniş, daha nitel bir verimlilik tanımını tercih ediyorlar. Yönetim ve sendikaların politika koyucuları, verimlilik dendiğinde, tüm kuruluşun etkililik ve performans düzeyini anlıyorlar. Buna, emek spotajlarının, işçi devrinin, devamsızlığın kalkması ve hatta müşteri duyumu gibi pek de somut olmayan özellikler de dahildir. Politika koyucuların, verimliliğin bu kapsamlı tanımıyla işçi duyumu, müşteri duyumu ve verimlilik arasında bağlantı kurdukları anlaşılmaktadır.

Genel anlatımla verimlilik, kuruluşun aşağıdaki ölçütlere ne kadar yaklaşabildiğinin kapsamlı bir ölçüsüdür:

-Amaçlar: Bunların gerçekleşme derecesi.
-Etkenlik: Yararlı çıktı sağlamak için kaynakların ne ölçüde etkili kullanıldığı.
-Etkililik: Gerçekleşmesi mümkün olana kıyasla gerçekleşen.
-Karşılaştırılabilirlik: Verimlilik performansının zaman içinde gerçekleşme durumu.

VERİMLİLİĞİ ARTIRAN FAKTÖRLER

Verimlilik artışı yalnızca işleri daha iyi yapmak değil, daha önemlisi, doğru işleri daha iyi yapmaktır. Bu bölümün amacı, verimlilik programı yöneticilerinin ilgilenmeleri gereken temel etmenleri yada “doğru işleri” belirlemeye çalışmaktır. Bir verimlilik artırma programında nelerin ele alınması gerektiğine değinmeden önce, verimliliği etkileyen faktörleri gözden geçirmek gerekir.
Verimlilik faktörleri iki temel gruba ayrılır:
-Dış (denetlenemeyen) faktörler,
-İç (Denetlenebilen) faktörler.
Dış faktörler, bir işletmenin denetimi dışında, iç faktörler ise işletmenin denetiminde olan faktörlerdir.

VERİMLİLİK ANALİZİ

Ulusal ve sektörel düzeydeki verimlilik indeksleri, ekonomik performansı, sosyal ve ekonomik politikaların niteliğini değerlendirmemize yardımcı olur.
Verimlilik ölçümü, çeşitli ekonomik sektörler arasındaki gelir ve yatırım dağılımına etki eden faktörlerin belirlenmesine ve karar almada kullanılacak önceliklerin saptanmasına yardımcı olur. Verimlilik indeksleri, yerel ve merkezi yetkililerce, sorunlu alanların ortaya konması ve ulusal kalkınma programlarının etkisini ölçmede de kullanılır. Kamu kaynaklarının yönlendirilmesinde kullanılabilecek çok değerli ve nesnel bilgi sağlar.

Toplam Verimlilik

Toplam verimlilik, aşağıdaki formülle ölçülebilir:
Ot
Pt = ——————
L + C + R + Q

Burada;

Pt : Toplam verimlilik
Ot : Toplam çıktı
L : Emek girdi faktörü
C : Sermaye girdi faktörü
R : Hammadde
Q : Diğer çeşitli mal ve hizmetler girdi faktörüdür.

İşletme Düzeyinde Verimlilik Analizi

İşletmelerde verimlilik ölçümü ve analizi konusunda çeşitli yaklaşımlar vardır. Bu durum, işletmeyle farklı gruptan insanların (yöneticiler, işçiler, yatırımcılar, müşteriler, sendikacılar) ilişkili olması ve bu grupların her birinin farklı amaçları olmasından kaynaklanır. Verimlilik analizine kimi basit ve pratik yaklaşımları şöyle sıralayabiliriz:

-İşçilerin verimliliğini ölçme,

-Birim emek ihtiyacının planlanması ve analizi için ölçüm sistemleri,

-Emek kaynağı kullanımının yapısına yönelik emek verimliliğini ölçme sistemleri,

-İşletme düzeyinde katma değer verimliliği,

Normal olarak, kullanılacak ölçüm yöntemi, yapılacak verimlilik analizinin
amacına göre değişir. En çok kullanılan üç temel amaç şunlardır:

-Bir işletmeyi rakipleriyle karşılaştırma,

-İşçiler ve bölümlerin nispi performansını belirleme,

-Toplu sözleşme ve kazançların bölüşümü için çeşitli girdi tiplerinin nispi katkısını karşılaştırma.

Örneğin, bir örgütün amacı, belli bir zaman dilimi içinde yatırılmış sermaye getirisini azamileştirmek ve etkinliklerini genişletmekse, işletmenin maliyet ve kâr yapısın ölçmesi gerekir.

ÖRGÜT ETKİLİLİĞİNİN YÖNETİMİ

Genel Görünüşler

Bir işletmede verimlilik artışı, yönetim etkenliğinin bir fonksiyonu ve sonucudur; iyi yönetimle eş anlamlıdır. Verimliliği arttırmak ve bu artışı sürdürmek, yönetimim temel amacı ve sorumluluğudur. Gerçekte, daha yüksek performans için gerekli koşulların yaratılması, verimlilik yönetiminin özüdür.

Verimlilik artışı, aynı zamanda bir değişim sürecidir. Bu nedenle verimlilik artışı için değişimi yönetme gerekir; bu ise değişimin güdülenmesi, yönetilmesi ve gerçekleştirilmesi demektir. İnsan ve insan gücü yapısı, tutum ve değerler, beceri ve eğitim, teknoloji ve teçhizat, ürünler ve pazarlar dahil tüm temel örgütsel öğelerdeki değişim hız ve ölçeğin planlanması ve koordine edilmesi önemlidir. Bu değişimler verimlilik artışına olduğu kadar, teknolojik değişime de yardımcı olacak olumlu bir tutumun ve örgüt kültürünün gelişmesini sağlar.

Kimi zaman direnç yada isteksizliğe karşın değişim yapılması gerekir. Böyle durumlarda, yöneticilerin yaptırım yetkilerini kullanarak değişimi başlatmakta duraksamaları gerekir. Bu tür yetki kullanımı belli bir risk içermesine karşın yönetim biçimi çok demokratik olan örgütlerde bile uygulanır. Kuşkusuz, bu durumda yöneticinin sonuçları göğüslemeye hazır olması gerekir. Hiçbiri katıksız biçimiyle uygulanmadığı için, demokratik yada otoriter modeli önermeyi düşünmüyoruz.

Gerçekte, aynı örgüt içindeki farklı noktalarda farklı yönetim biçimleri kullanılabilir. Herhangi bir yönetim biçimi, teknolojinin karakteri, işçilerin beceri düzeyi, yönetimin eğitim ve öğretimi, ölçek ekonomisi, endüstrinin tipi ve toplum yapısı gibi çok çeşitli ve özel koşullara bağlıdır.

Örgütsel değerler lehine, insani değerleri tamamen reddeden bir üretim organizasyonu yöntemi veya tamamen tersi bir yöntem, etkili olmayacaktır. Örgütsel amaçların insani değerlere tam anlamıyla uygun olacağını düşünmek gerçekçi olmaz. Belli düzeydeki çelişki normaldir, özel koşullar altında ve belli bir görev için en iyi dengeyi bulmak ve ihtiyaç doğunca bu dengeyi değiştirmek yönetimin görevidir.

Verimlilik Arttırma Stratejisi

İyi bir Verimlilik Arttırma Stratejisi, verimlilik artışında, sistem öğeleri ve çevreleriyle olan ilişkilerini göz önünde bulunduran bir sistem yaklaşımı gerektirir. Bu yaklaşım, sistemin performansını tanımlar ve değişmeyi etkilerken dengeyi de korur.

Yapılacak değişmenin hem kaçınılmaz, hem de istenilir bir şey olduğunu varsayınız. Yeni teknolojiler kullanılabilir duruma geliyor, pazar ihtiyaç ve kaynaklan değişiyor ve rakipler etki ve tepki gösteriyorlar. Bu nedenle sürekli gelişebilmek ve kendini ayarlayabilmek için sistem yenilikçi ve esnek olmalıdır.
Bundan dolayı, verimlilik stratejisi, işletmede uzun dönemli verimlilik artırma amaçlarını gerçekleştirmek için hedefleri, prosedürleri ve temel politika ve planlan belirleyen bir karar alma modelidir. 1yi bir verimlilik artırma stratejisi en azından;

Verimlilik artırma kavramının, açık ve kolay anlaşılır bir tanımını vermeli;
Örgütsel gelişmenin neden gerekli olduğunu açıklamalı;
Cari işletme durumunu ve var olan durumun nedenlerini değerlendirmeli;
Mükemmeli sağlayacak modeller geliştirmeli;
Verimlilik artırma politika ve planları geliştirmelidir.

Verimlilik Artışının Temel Yapısı

Alan Lawlor’a göre, herhangi bir verimlilik artırma sürecinin dört aşaması vardır
a. Kabul etme : Değişme ve gelişme ihtiyacım kabul etmeliyiz.
b. Karar verme : Gelişimin gerekli olduğunu kabul ettikten sonra, harekete geçme kararı almalıyız.
c. Olanak tanıma : Kararların uygulanabilmesi için olanaklar mevcut olmalıdır.
d. Harekete geçme :Son hedef olarak verimlilik artışı sağlayacak planları uygulamalıyız.

Verimlilik Artırma Programları (PIP): Kavram ve Kilit Öğeler

Tanım

Verimliliği artırma pek çok kuruluşun temel amacı durumuna geldiğinden, dünyanın her yanında, gittikçe artan sayıda kuruluş verimlilik artırma programlarını ya başlattı ya da başlatmak üzere. Bu programların çok farklı boyutları, ölçekleri, hedefleri ve hatta isimleri var. Bazıları “performansı artırma için planlama” veya “performans artırma planlaması” diğerleri ise “performans artırma programlaması” vb. olarak.adlandırılıyor.
Performans artırma planlaması, üst yönetimi de içeren bir toplam sistem çabası olup, genel örgütsel etkililiği ve örgütün sağlıklılığını artırmak ve örgütün belli amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olmak için, davranışsal bilimleri, yönetim bilimlerini ve diğer bilgileri kullanılarak örgütün yapısı ve süreçlerine planlı olarak müdahale edilmesidir.

Programın Amaçları

Verimlilik artırma programlarının en genel aman, etkili bir verimlilik ölçüm sisteminin kurulmasıyla ve örgütün tüm öğeleri ya da birkaç öğesinde kişiler, yapı, kültür ve teknoloji değişiklikler yapılarak, örgütsel performansın artırılmasındaki insan görevi arasında bir bağ kurmaktır.
Programın kimi daha spesifik amaçlan şunlar olabilir:
Yönetsel, planlama ve sorun çözme becerilerini geliştirme; ekip çalışması ve insani ilişkileri geliştirme; etkili bir verimlilik bilgi sistemi kurma; daha yüksek düzeyde bir örgütsel performans sağlayacak bir atılım başlatma; örgüt ve örgüt ortamının canlandırılmasına yardım etme.
Bu tür yaklaşımın sağlayabileceği yararlar şöyle sıralanabilir:
İşçiler ve yöneticilerin verimliliği etkileyen faktörlerin daha çok ayrımında olmaları; var olan muhasebe prosedürleri ile verimlilik ölçümü ve normal performans izleme uygulaması arasında bağ kurulması; yeni rekabet standartlarının belirlenmesi; verimlilik artışına sürekli dikkat edilmesi gerektiği konusunda kararlılık sağlanması;verimlilik artırma tekniklerinin, katılımcılar tarafından daha yaygın ve bilinçli kullanılması.

Verimlilik Artırma Çemberleri (PIC)

Verimlilik Artırma Çemberleri (PIC) kavramı, 1980 yılında Filipinler Ulusal Verimlilik ve Kalkınma Merkezi (NPDC) tarafından Japon Kalite Kontrol Çemberlerinin (QCC) bir uyarlaması olarak geliştirildi. W Yalnızca kaliteyi değil tüm verimlilik artırma alanını kapsadığından “Verimlilik Artırma Çemberleri” kavramı, Kalite Kontrol Çemberi kavramından daha uygun bulundu. NPDC, 1980den bu yana, bir di/i kuruluşta Verimlilik Artırma Çemberleri programını başarıyla başlattı ve farklı sektörlerde program uygulamalarını özendirmek için birkaç kurumla işbirliğine girdi. Aynı yıl, küçük grupların etkinlikleri yoluyla verimliliği artırmak için Filipinler Verimlilik Artırma Çemberleri Kurumu (P1CAP) kuruldu.

Verimlilik Artırma Çemberleri Nedir?

Verimlilik artırma çemberi, kendi gelişmesine, karşılıklı gelişmeye ve sorun Çözme etkinliklerine ilgi duyan aynı işyerinden işçilerin oluşturduğu küçük bir gruptur. Amaç, işletmenin verimliliğini artırmaktır. Verimlilik artırma çemberlerinin yedi temel özelliği vardır:

oGönüllü katılım: Her üye verimlilik artırma çemberlerine katılmayı, daha sonraki gelişimine olanaklar sağladığı için seçmiştir.

oKüçük boyut: Çemberin üye sayısı üç ile 10 arasındadır.

oHomojen üyelik: Üyeler aynı işyerinden gelmişlerdir, benzer veya ilgili işleri yaparlar ve benzer veya ilgili sorunlarla yüzyüze gelirler.

oÖrf görev ve amaçları: Verimlilik artırma çemberi projeleri genellikle çemberin kontrolü altındadır ve kuruluşun amaçlan ile uyumludur.

oSistemli ve bilimsel yaklaşım: Çemberler, işyerleri ile ilgili sorunların incelenmesinde, adım adım yaklaşım yöntemini izlerler ve bu süreçte bilimsel araç ve teknikler kullanırlar.

oSürekli etkinlik: Çember etkinlikleri bir proje veya etkinlikten bir diğerine ilerler.

oGenel uygulama: Kavram, birbirinden farklı sektörler, kuruluşlar ve bunlarınbirimlerinde uygulanabilir (üretim, bankacılık, taşımacılık vs.).

Müslüm Doğan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi