İşletme üretim fonksiyonlarından birisi de, işletmenin asıl amacı olan karlılığı doğrudan etkileyen üretim faktörleri verimliliğinin veya prodüktivitenin ölçümüdür. Bu nedenle, kitabın bu bölümünde; verimli­lik ve verimlilikle ilgili diğer kavramlar, verimlilik türleri, verimli­liğin işletmeler açısından önemi ve verimliliğin ölçümü üzerinde kısaca durulacaktır.

Verimlilik Kavramı

Verimlilik, “prodüktivite” sözcüğünün karşılığı olan bir kav­ramdır. Verimlilik genellikle “geniş” ve “dar” anlamda olmak üzere iki biçimde tanımlanmaktadır (1). Geniş anlamda verimlilik, ekonomik amaçlara ulaşmada araçların duyarlılık ve etkinliğini ölçen soyut bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Dar anlamda verimlilik ise, tek­nik açıdan verimlilik ile aynı anlama gelmekte ve üretim miktarı (çıktı) ile  üretim  faktörleri  miktarı   (girdi)   arasındaki  fiziksel   ilişkiyi  belirtmektedjr. Gerek .uygulamada ve gerekse literatürde verimlilik denince, “dar anlamda” veya “teknik” açıdan verimlilik akla gelmekte ve birim üretim faktörüne isabet eden üretim miktarı veya o faktörün ortalama ürünü olarak tanımlanmaktadır. Yine verimlilik denilince, uygulamada genellikle işgücü verimliliğinden söz edilir. Bunun nedeni ise, işgücü dışında makina, araç-gereç, çeşitli donanım ve diğer sabit varlıkların oluşturduğu önemli bir üretim faktörü olan sermayenin verimliliğinin fiziksel   olarak ölçümünün hemen hemen olanaksız oluşudur.

Yukarıdaki tanımlara göre, verimlilik statik değil, dinamik bir ölçüdür. Zira, verimliliğin ölçümü için belli bir üretim döneminde (saat, gün, hafta, ay ve yıl gibi) üretime katılan her bir faktörün birimine düşen üretim miktarının ölçülmesi ve değişik dönemler arasında faktör verimliliğinin   birbirleriyle  karşılaştırılması   gerekmektedir.

Verilen tanıma göre,

Verimlilik =  Üretim miktar____ =          Çıktı (bjrim 2aman)
                  Üretim faktörleri miktarı      Girdi
eşitliği ile gösterilir.

Verimlilik   Türleri

Üretim miktarının üretim faktörlerine oranı olarak tanımlanan verimlilik, “toplam faktör verimliliği” ve “kısmi verimlilik” diye iki gruba  ayrılır.

Toplam üretimin, üretimde kullanılan tüm faktörlere bölünmesiyle elde edilen oranı “toplam faktör verimliliği”, toplam üretim miktarının işgücü, hammadde, makine ve donatım gibi üretim faktörlerine oranına da o faktörün verimliliği veya “kısmi verimlilik” denilmektedir.

Toplam faktör verimliliğine bazen “İşletmenin toplam verimliliği” de denilmekte ve kısaca aşağıdaki eşitlik biçiminde gösterilmektedir:

Toplam faktör verimliliği   =  Toplam üretim miktarı (output) Toplam girdi miktarı (input)

Üretilen ürün ve bunu üretmekte kullanılan üretim faktörleri homojen bir nitelik göstermediğinden, diğer bir deyişle aynı ölçü birimiyle ölçülemediklerinden uygulamada genellikle toplam faktör verimliliği üretim değerleri cinsinden (parasal olarak) hesaplanabilir. Üretim faktörlerinin her birinin ayrı ayrı verimlilikleri veya kısmi verimlilikleri şöyle ifade edilir:

İşgücü Verimliliği   =   Üretim miktarı    (birim/adam – saat veya
                                İşgücü miktarı        birim /işçi sayısı)

Makina Verimliliği    =  Üretim miktarı     (birim/makina – saat)
                                Makina – saat miktarı

Malzeme Verimliliği =Üretim miktarı          (birim/mal.mik. ya da üretim değ./mal.değ.)
                                Malzeme miktarı

Sermaye Verimliliği  =      Üretim değeri              
                                Üretimde kullanılan sermaye

İşletmede Verimlilik, Verimliliğin   İşletmeler  Açısından  Önemi

Verimliliğin işletmeler yönünden önemi iki noktada özetlenebilir:

1. Verimlilik, işletmenin başarı derecesini ve kârlılık durumunu gösterir. Piyasa koşullarına zamanında uyum gösteren bir işletmenin basan 11 olmasında en etken faktör; o işletmenin teknolojik gelişmeye ayak uydurarak gerçek maliyetlerini düşürmesi, diğer bir deyişle bi­rim ürün üretimi için kullanılan girdi hacmini azaltmasıdır. Girdi ve çıktı arasındaki oran verimlilik olarak tanımlandığına göre, işletmenin başarısı verimlilik artışına bağlıdır denilebilir. Belli miktarda girdiler karşısında üretimdeki artışlar, diğer bir deyişle, verimlilikteki artışların en büyük nedeni teknolojik gelişmedir.

Serbest rekabete dayanan bir ekonomide işletmelerin uzun dönemlerdeki kârlılık oranları, verimliliklerini yansıtan bir Ölçüt ola­rak kabul edilebilir. Serbest rekabet piyasasında tüm işletmeler aynı fiyatlarla karşılaştıkları için, bu işletmelerin kâr oranlarındaki artışlar girdilerin gerçek maliyetlerinin azalması, yani verimliliğin artışına bağlıdır.

2. Verimlilik, işletme yönetimi açısından da önemlidir: Verimlilik oranları ve verimliliğin ölçülmesi işletmelerin genel işleyişlerini ve başarı derecesini ortaya koyan önemli göstergelerdir. Bu nedenle, ve­rimlilik oranları ve verimliliğin ölçülmesi işletme yöneticileri için et­kin bir denetim aracı olarak kullanılabilir. Özellikle, günümüzde, işletmelerde yönetimin ekonomik ve teknik yönlerinin birbirini tamam­layacak şekilde önem kazandığı, buna karşın yöneticilerin çok kez tek­nik konular dışında ekonomik konularda yabancı kalmaları olasılığı dikkate alındığında; verimlilik ve verimliliğin ölçülmesinin yöneticiye gerek teknik, gerekse ekonomik sorunları çözmede yardımcı bir araç olacağı gerçektir.

Verimliliğin   Ölçümü

Gerek toplam faktör ve gerekse kısmi verimlilik ölçümü, verim­lilik oranını oluşturan üretim miktarının ve girdilerin fiziksel miktar­larının saptanmasını gerektirir. Böylece, genelde verimlilik ölçümü, verimlilik oranını oluşturan çıktı ve girdilerin tanımı ve bunların fizik­sel birimlerle ölçümü işlemine indirgenmiş olur. İşletmenin ve üretilen ürünün türüne göre çıktılar birim zamanda üretilen m2, rn3, m, kg, ton, vb. fiziksel birimlerle ölçülürken; girdiler makine, makine-saat, İşçi sayısı veya adam-saat cinsinden ölçülmeye çalışılır. Fakat şunu

I- Olağandışı Gelir ve Kârlar: İşletmenin olağan faaliyetle­rinden bağımsız olan ve bu nedenle arızi nitelik taşıyan duran varlıkların satışlarından sağlanan kârlar ile olağanüstü olay ve gelişmelerden kaynaklanan gelir ve kârları içerir.

J- Olağan Gider ve Zararlar (-): İşletmenin olağan faali­yetlerinden bağımsız olan ve bu nedenle sık sık ve düzenli olarak or­taya çıkması beklenmeyen işlem ve olaylardan kaynaklanan gider ve zararların yer aldığı hesap grubudur.

K- Dönem Kârı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülükler Karşılıkları (-): Dönem kârı üzerinden, ilgili mevzuat hükümlerine göre hesaplanan vergi ve yasal yükümlülüklerden oluşur. Bu kalem, Dönem Kar yada Zararından çıkartılarak Dönem Net Kârı yada Zararı hesaplanmış olur